Hiç Aklımda Yokken, Ayça Erkol

Fatma Yeşil

Yazarın şu ana kadar yazılmış 10 makalesi bulunuyor.
  • 29 Mayıs 2018

Fatma Yeşil

Hiç Aklımda Yokken / Ayça Erkol

Alakarga Yayıncılık, Öykü

2016’nın Mart ayında Alakarga Yayınları tarafından yayımlanmış “Hiç Aklımda Yokken”. 2017 yılında ise Ankara Üniversitesi Roman ve Öykü Ödülleri’nde ‘öykü’ kategorisinde ödül almış. Sanırım artık orada burada Ayça Erkol’un öyküsü var mı diye ararken bulacağım kendimi. O kadar çok ‘biz’ ki öyküleri…

Her gün gördüğüm, konuştuğum, sinirlendiğim, sevdiğim insanlar var öykülerde. Üzerinde hiç oynanmamış, en saf halleriyle duruyorlar karşımda. Üstelik okurken ben birden öykünün başkişisi oluverip ‘o salıncak’ta sallanırken birden enseme ‘Orhan Abi’ şaplak atıveriyormuş gibi hissediyorum. Biz neden böyleyiz diye bunalıma girdiğimde yaz aylarında bir balkonda şeftali yerken kollarımdan suları akıveriyor.

Kitaba ismini veren “Hiç Aklımda Yokken” adlı öyküde günümüz insan tipi çok başarılı ele alınmış. Sıradan hayatlarımızı farklı göstermeye çalışmamız, şunu yaparsam çok havalı olacağım düşüncelerimiz, karşımızdakini etkilemek için umursamaz tavırlar takınmamız… Oysa her birimiz hayatımızın bir alanında kaybedip, yalnız kaldığımız o ilk anda ne kadar sıkıcı olduğumuzun farkına varıyoruzdur.

En çok ilgimi çeken öykülerden biri de “İnsan Kokan Toprak” oldu. Modern hayattan yakınan, doğal yaşama ‘özenen’ bir tür geliştirdik kendi içimizde. Ama bunu isteyerek değil, öyle olması gerektiği için yapıyor birçoğumuz. Çünkü bugünlerin modası bu değil mi? Organik beslenmek, pilates yapmak, her şeyi geride bırakıp bir kasabada yaşamak, tatillerimizi sahil köylerinde geçirmek ve bunun gibi bir sürü şey birdenbire havalı oluvermedi mi? Oysa doksanlarda biz fast food beslenmeyi havalı bulan, tatillerimizi Çeşme’de lüks otellerde geçirmeyi seven, magazin izleyen insanlardık. Hoş yine de organik beslenme alışkanlığımızı yeni açılan havalı kafelerde süte sekiz lira vererek edindiğimiz için ne kadar özenti olduğumuzu fark etmek güç değil. Yani Ayça Erkol’un cümlesiyle “Olmak istediği biri uğruna olduğu kişinin ırzına geçmekle meşgul” insanlar olduk. Ayrıca şu cümleler de özellikle ilgimi çekmişti: “… Gerçekten böyle bir alt tür gelişti. Yapmacık, huzursuz, mızmız ama iyi rol kesen. Nijeryalı kızların, ozon tabakasının, Akdeniz foklarının sorunlarına duyarlı görünen ama her gece yanında nefes almaya çalışan insanın sorunlarına aldırmayan.”

Kitap rutin dertlerimizi çok iyi ortaya çıkarıyor. İkiyüzlülüğümüzü, etik anlayışımızdaki tutarsızlıkları, monoton ilişkilerimizi, iletişimsizliklerimizi, samimiyetsizliklerimizi bir bir ele almış yazar. Erkekler, kadınlar, cinsellik, iş, arkadaşlık, delilik…

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ